Kodak ‘ın patentli teknolojisi olan resim gösterme özelliğinin iphone ve blackberry telefonlarında kullanıldığının farkına varan Kodak yetkilileri vakit kaybetmeden Apple ve Rim firmalarına dava açtı.
Eğer mahkeme Kodak ‘ı haklı bulursa, apple ve rim yüklü bir tazminat ödemeye ve telefonları piyasadan çekmeye mahkum edilebilir. Fakat bu durumda firmalar çok zarar edeceği için, bunun yerine Kodak ‘tan kullanım izni satın almaya çalışıcaklardır. Tabi kodak bu teknoloji sayesinde kendisini piyasada tutundurabiliyor, eğer iphone ‘a kullanım yetkisi verirse, yakında piyasada kodak makina almak yerine, gider iphone alırım daha iyi diyenler olucaktır.
Blackberry ‘nin kamerasını test etmiştim. Gerçektende çok güzel fotoğraf çeken bir cihaz. Demekki sırrı kodakdan geliyormuş.
Ayrıca şöyle de bir sözü ilave etmek istiyorum, haberi hürriyet sitesinde okudum, altındaki yorumlardan birisinde;
“Good artists copy, great artists steal” , Pablo Picasso. Yazıyordu…
Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/teknoloji/
Herşey, Doğan Grubu’nun Axel Springer’e yaptığı satışla başladı… Bu satışta Doğan Grubu neler elde etmek istedi, şimdi neleri kaybedebilir, hep birlikte bakalım…
Doğan TV, Axel Springer’e yüzde 25 hissesini 375 milyon Euro’ya (702 milyon lira) sattı. Birinci olarak; kayıtlarında bu satışı, yapıldığı yılda değil de bir sonraki yılda yapılmış gibi gösteren gerçek dışı işlemler yaptı. Satışı bir sonraki yıl yapılmış gibi göstermenin amacı, o yılki vergi yükünden kurtulmaktı. Böylelikle elde ettikleri menfaat tutarı 132 milyon 921 bin 473 lira iken, karşılarına 3 yıla kadar hapis cezası da doğuran 914 milyon liralık vergi cezası ve vergi kaçakçılığı davası çıktı.
Pagerank güncellemesinin yaşandığı şu günde, bende sabahtan beri sevdiğim bloglar arasında geziniyorum ve bakıyorum kim ne almış diye. Birde onların bağlantı paylaşımında bulundukları blogları geziyorum arada. Maksat şunu anlamak. Google pagerank değeri verirken gerçekten neye dikkat ediyor.
Siz hala kaliteli backlik zannetsenizde ben bu defa hiçte öyle olduğunu sanmıyorum. Çünkü piyasada çıkan “google pr dağıtımın artık daha tutucu davranacak” haberlerine inat resmen önüne gelene pagerank vermiş. Biraz incelediğimde, içinde gerçekten hakeden bloglar ve internet siteleri olduğu gibi, tamı tamına 11 yazı ile pagerank 1 alan bloglar gördüm. Üstelik domain dahi bu ay alınmıştı. Öte yandan sadece 1300 backlinki olan bir site pr 3 alırken, 12200 backlink’e sahip site de 3 almış. Bu ne yaman çelişki böyle. Aradaki uçurumun hiçmi anlamı yok?
Zaten alexa değerlerine bile itibar edilmemesi gerektiği konusunda birkaç söylem vardı ama sanırsam pr değeride çok önemli değil diyenler haklı çıkacak bu saatten sonra.
Ayrıca googlenin telif hakları konusunda ne kadar samimi olduğu warez sitelerine verdiği pr değerleri ile anlaşıldı. Bunları gördükten sonra benim aldığım 2 değeri sanırsam benim gözümde çokta değeri kalmadı. Birşeyi haketmek bu kadar kolay olmamalı. En iyisi google ile konuşayım ve çıkarttırayım
1994 yılında kurulmuş bir web barındırma hizmeti sunucusu Geocities, sadece 4 yıl sonra, kurucuları David Bohnett ve John Rezner’i zengin etmişti. Hizmete başladıktan kısa süre sonra popülerliği hızla artan GeoCities, Yahoo‘nun dikkatini çekmiş ve tam 3,57 milyar dolarlık bir anlaşma ile el değiştirmişti. Fakat benzer sitelerin hızla artışı ve Yahoo’nun bir türlü istediği farklılığı yaratmaması Geocities’in hedeflerine bir türlü ulaşamamasına yol açtı. Ve nihayet Yahoo, Geocities ile ilgili son kararını verdi. Yahoo’dan yapılan açıklamaya göre 26 Ekim’den itibaren site hosting hizmeti satmayı durduracak. Şirket, kullanıcılardan dosyalarını başka servislere ya da sabit disklerine taşımalarını istedi. Kullanıcılar isterlerse hesaplarını Yahoo’nun hosting hizmetine de taşıyabilecekler.
Örneğin halen GeoCities Plus hizmeti alan kullanıcıların hesapları ek ücret ödemeden otomatik olarak Yahoo’ya taşınacak.
Zamanın en populer hizmetlerinden biriydi aslında ama ben ismini hep yadırgamışımdır. Ve bu yüzden hiç hesap alıp kullanmadım. Gün geçtikçe zaten ismi unutulmaya yüz tutmuştu. Kullanıcı sayısı hızla düşmüştü. Artık eskisi gibi ismi duyulmaz olmuştu. Ve en sonun 3.57 milyar dolarlık dev bir yatırımın kapısına kilit vuruldu. Acaba parasını kurtardımı diye düşünüyor insan ama sonuçta bize ne. En azından google gibi blogger tarzı bir düzenleme ile tekrar populeritesini korumaya çalışabilirdi. Yıllarca tek çivi çakılmadı. Ne diyelim. Hayırlısı olsun ama internet aleminde teknolojiyi bir adım bile geriden takip etsen, bitersin.
Yahoo’dan yapılan açıklamaya göre 26 Ekim’den itibaren site hosting hizmeti satmayı durduracak. Şirket, kullanıcılardan dosyalarını başka servislere ya da sabit disklerine taşımalarını istedi. Kullanıcılar isterlerse hesaplarını Yahoo’nun hosting hizmetine de taşıyabilecekler.
Örneğin halen GeoCities Plus hizmeti alan kullanıcıların hesapları ek ücret ödemeden otomatik olarak Yahoo’ya taşınacak.
Dünya dilleri arasında en çok Türkçe kelime barındıran dilin Sırpça olduğu belirlendi. Sırpçada 9 bin civarında Türkçe kelime bulunurken, 3 bini günlük hayatta aktif olarak kullanılıyor.
Hatta Sırplar, doğu ve İslam hayranlığı ile tanınan Sırp şair Jovan Llic‘in şiirlerini anlayabilmek için Türkçe sözlük kullanıyor.

Fatih Üniversitesi’nin düzenlediği Osmanlı-Balkan ilişkileri konulu panele katılan Belgrad üniversitelerindeki akademisyenler, iki ülke arasındaki birçok bilinmeyene ışık tuttu. Belgrad Üniversitesi Türkoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Ord. Prof. Dr. Mirjana Teodosiyeviç, Sırpçada deyimlerle birlikte 10 bine yakın Türkçe kelimenin bulunduğunu, bunların 3 bininin günlük dilde yaygın şekilde kullanıldığını söyledi.
Belgrad Üniversitesi kütüphanesinde bulunan 17 bin Doğu dilleri kitabından 4 bin 500′ünün Türkçe başlıklı olduğuna dikkat çekerek, Türkçe ile Sırpçanın yazıldığı gibi okunması özelliği açısından birbirine çok benzediğini belirtti. Türk dilinin 1925′ten itibaren Sırbistan’daki üniversitelerde okutulduğunu anlatan Türkolog, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sırbistan’da Türkoloji bölümünden şimdiye kadar 500 mezun verdik. Şu an ise 200 öğrenci öğrenim görüyor. Özellikle turizm için Türkiye’ye gelen öğrenciler Türkoloji bölümünü daha fazla tercih ediyor.”
Sırpçada sıkça kullanılan bazı Türkçe söz ve kelimeler şunlar: Helal olsun, sus bre, lokum, kahvehane, kusur, hapishane, pekmez, komşuluk, helal, börek, meraklıca, lakırdı, nişan, uğursuz. Atasözleri: ‘Anasına bak kızını al.’ ‘Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.’ ‘Dağ dağa kavuşmaz insan insana kavuşur.’ ‘Balık baştan kokar.’ ‘İki karpuz bir koltuğa sığmaz.’
Envai çeşit cep telefonun bulunduğu şu piyasada bir okadarda şarj aleti var. Bu çeşitlilik bazen büyük sıkıntılara mal oluyor. Örneğin herhangi biryerde şarjımız bittiğinde, şarj aletinden ziyade telefonumuza uygun aleti bulmamız gerekiyor.
İşte böyle hayati bir mesele için koskoca Birleşmiş Milletler, işi gücü bırakmış bu konu üstüne yoğunlaşmış.

Birleşmiş Milletler (BM), tüm cep telefonları için tek telefon şarj aleti kullanımı üzerinde çalışıyomuş.
BM’ye bağlı Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU), enerji tasarrufu etkin bir ve tüm cep telefonları için kullanılabilecek bir şarj aleti için onay verdi.
Buna göre tüm cep telefonu üreticileri, aynı standartta ve telefon ayırt etmeyen şarj aleti imal edecekler.
Standart şarj aletinin, gelecek yıldan itibaren satışa hazır hale geleceği belirtiliyor. Tabi bu olay cep telefonu üreticilerini büyük bir maliyetten kurtaracak. Aynı zamanda maliyetler düşeceği için, 3. bir sektörün doğmasına sebeb olucak.
Ne diyelim, olması gerekende buydu zaten. Bu zamanda kadar yapmadıkları hata.